Trump'ın kurumundan Nike'a 'beyazlara karşı ayrımcılık' soruşturması
Trump yönetiminin şirketlerdeki çeşitlilik programları üzerindeki baskıyı artırmasıyla birlikte EEOC, Nike’ın kayıtlarına mahkeme yoluyla erişim talep ediyor.
ABD'de çalışanların sivil haklarını korumaktan sorumlu bir federal kurum, çarşamba günü, spor giyim devi Nike hakkında, çeşitlilik politikaları aracılığıyla beyaz çalışanlara ayrımcılık yaptığı iddiasıyla soruşturma yürüttüğünü açıkladı.
ABD Eşit İstihdam Fırsatı Komisyonu (EEOC), Missouri'deki bir federal mahkemeye sunduğu ve Nike'ın bilgi talebi içeren celbe eksiksiz uymasını talep eden dilekçede soruşturmayı kamuya açıkladı. Bu adım fiilen şirketi işbirliğine zorlamayı amaçlıyor.
EEOC'nin suçlamaları, Beyaz Saray'ın kurumsal çeşitlilik girişimlerini hedef almak için sivil haklar kurumunu kullanmasının son örneği. Trump yönetimi ve Lucas, DEI ile bağlantılı ayrımcılık iddialarını mercek altına almayı açık bir öncelik haline getirmiş durumda.
EEOC'ye yapılan başvurularda olağan prosedür bu olsa da, ayrımcılık şikayetini bizzat Nike çalışanları yapmadı.
Bunun yerine suçlamaları, o dönem komisyon üyesi olan Andrea Lucas 2024 Mayıs'ında yöneltti. Lucas o tarihten sonra ABD Başkanı Donald Trump tarafından EEOC başkanlığına atandı.
Şikayet, Nike'ın her yıl yayınladığı etki raporları (impact reports) ve şirketin internet sitesinde yer alan veriler gibi kamuya açık işe alım bilgilerinden yola çıkıyordu.
Örneğin başvuruda, Nike'ın 2021'de açıkladığı ve 2025'e kadar şirket bünyesindeki ırksal ve etnik azınlıkların temsil oranını yüzde 35'e çıkarmayı hedefleyen taahhüdüne atıf yapıldı.
ABD'deki birçok şirket, siyahi George Floyd'un polis tarafından öldürülmesinin ardından 2020'de ülke geneline yayılan ırksal adalet protestoları sonrasında benzer taahhütlerde bulunmuştu.
İşe alımda önyargı mı?
Şirketler, bu tür taahhütlerin kota değil, işe alım ağını genişletmek ve mülakat sürecindeki olası önyargıları ortadan kaldırmak gibi yöntemlerle ulaşmayı umdukları hedefler olduğunu savunuyor.
Trump yönetimi, çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılığa (DEI - diversity, equity and inclusion) karşı çıkmayı federal politikanın merkezî bir unsuru haline getirdi ve DEI çabalarının "liyakati" zayıflattığını, tersine ayrımcılığa yol açabileceğini defalarca ileri sürdü.
DEI, kurumlarda farklı etnik kökenlerden, cinsiyetlerden, yaş gruplarından ve sosyal arka planlardan gelen kişilerin temsil edilmesini, fırsatlara eşit erişim sağlanmasını ve herkesin kapsayıcı bir çalışma ortamında yer almasını amaçlayan politika ve uygulamaları ifade ediyor.
Son yıllarda DEI programları özellikle büyük şirketlerde yaygınlaşırken, ABD’de bu uygulamaların bazı gruplara karşı “tersine ayrımcılık” yarattığı iddiası da siyasi tartışmaların merkezine yerleşmiş durumda.
Sağ kanattaki eleştirmenler, DEI'yi tarihsel eşitsizliklerle mücadele çabasından çok "pozitif ayrımcılık" olarak tanımlıyor. Bu yaklaşımın, aralarında beyaz çalışanların da bulunduğu bazı adayları başkalarının lehine geri plana itebileceğini savunuyor.
Bu söylemler, ABD'deki ve Avrupa'nın bazı bölgelerindeki aşırı sağ gruplar tarafından sıkça körükleniyor.
Bu çerçeve, kamu kurumlarına DEI birimlerini ve programlarını tasfiye etmeleri, kamudaki işe alım, eğitim ve ihale uygulamalarını yeniden şekillendirmeleri yönünde talimat veren başkanlık kararnamelerini gerekçelendirmek için kullanıldı.
DEI nedeniyle hedef alınan diğerleri
Beyaz Saray, DEI'yi kamuoyunda büyük yankı uyandıran tartışmalarla da ilişkilendirdi.
Trump, ikinci görev döneminin en başında Washington DC bölgesinde meydana gelen ölümlü bir uçak kazasının ardından, herhangi bir kanıt sunmadan, ABD Federal Havacılık İdaresi'nin (FAA) DEI odaklı işe alım politikalarının kazada payı olabileceğini öne sürdü ve "DEI ve uyanık (woke) politikaların" etkisine odaklanan bir havacılık incelemesi yapılması talimatını verdi.
Trump'ın müttefikleri de DEI'nin hava trafik kontrolünde standartları düşürdüğü iddiasını tekrarladı. Ancak doğrulama kuruluşları ve sektör uzmanları, bu argümanların mevcut işe alım politikalarını çarpıttığını ve kaza ile herhangi bir bağ kuramadığını belirtiyor.
Yönetim, başka alanlarda da "hazırlık" gerekçesiyle ordudan DEI uygulamalarını çıkarmaya çalışırken, Çevre Koruma Ajansı (EPA) gibi kurumlar büyük hibe programlarını iptal ederken DEI karşıtı önceliklere atıfta bulundu.
Pentagon'un DEI ile bağlantılı içerikleri geniş çapta temizleme çabası da tartışma yarattı; yetkililer, aralarında tarihî anma metinlerinin de bulunduğu bazı içeriklerin yanlışlıkla silindiğini ya da arşive kaldırıldığını kabul etti.
Related Pentagon, isminde 'Gay' geçen uçağın görüntüsünü arşivden kaldırdıDisney+ eski filmlerdeki içerik uyarılarını yumuşatacak
EEOC Nike'ın peşine düştü
Mahkeme belgelerine göre EEOC, şirketten işten çıkarmalarda hangi kriterleri kullandığına, çalışanların ırk ve etnik köken verilerini nasıl topladığı ve kullandığına, ayrıca yalnızca belirli ırklara açık mentorluk, liderlik ya da kariyer geliştirme fırsatları sunduğu iddia edilen programlara ilişkin bilgi talep etti.
Nike, yaptığı açıklamada, EEOC ile işbirliği içinde çalıştıklarını, celp kararının ise "şaşırtıcı ve alışılmadık bir tırmanma" gibi göründüğünü belirtti.
Nike, Associated Press'e gönderdiği açıklamada, "EEOC'nin sorularına binlerce sayfalık bilgi ve ayrıntılı yazılı yanıt sunduk ve ek bilgi sağlamaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
EEOC'nin kamuoyuna açıklanmış resmî bir DEI karşıtı soruşturmayla hedef aldığı en büyük şirketin Nike olduğu anlaşılıyor. Komisyon, kasım ayında da finans hizmetleri sağlayıcısı Northwestern Mutual'a benzer bir celp göndermişti.
Lucas, yaptığı açıklamada, "İşverenin çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılıkla ilgili programlarının ırka dayalı ayrımcılık ya da diğer yasadışı ayrımcılık türlerine ilişkin federal yasakları ihlal edebileceğine dair, şirketin kapsamlı kamuya açık belgelerindeki kendi beyanları da dahil olmak üzere güçlü emareler olduğunda, EEOC, celp çıkarmak dâhil tam ve kapsamlı bir soruşturma yürütme imkânını güvence altına almak için gerekli tüm adımları atacaktır" dedi.
Beyaz çalışanlar için sivil haklar
Bu açıklama, Lucas'ın işyerinde ırk ya da cinsiyet temelli ayrımcılık yaşadıklarını düşünen beyaz erkeklere öne çıkmaları çağrısını yaptığı sosyal medya paylaşımından iki ay sonra geldi.
Söz konusu paylaşımda, bu durumdaki çalışanların kuruma "mümkün olan en kısa sürede" başvurmaları istenirken, kullanıcılara kurumun DEI kaynaklı ayrımcılığa ilişkin bilgi notunun bağlantısı verildi.
Lucas'ın şikayeti, Trump'ın üst düzey danışmanı Stephen Miller tarafından kurulan muhafazakar hukuk grubu America First Legal'in, Nike'a yönelik şikâyetlerini ayrıntılandıran ve kurumu bir komisyon üyesi şikayeti açmaya çağıran bir mektubu EEOC'ye göndermesinden sadece birkaç ay sonra geldi.
America First Legal, son yıllarda büyük ABD şirketlerinin DEI uygulamalarının soruşturulması çağrısıyla EEOC'ye benzer mektuplar yağdırdı.
EEOC'nin bu tür komisyon üyesi şikâyetleri üzerinden kaç şirkete daha yönelmiş olabileceği ise bilinmiyor.
EEOC'nin, para cezası, uzlaşma, dava ya da benzeri kamuya açık bir işlemle sonuçlanmadıkça, çalışanlar ya da komisyon üyeleri tarafından yapılan hiçbir şikâyeti açıklamasına izin verilmiyor.
Sivil Haklar Yasası'nın VII. Bölümü uyarınca, işverenlerin işe alım ya da diğer istihdam kararlarında ırkı bir kriter olarak kullanmaları yasak.
Lucas uzun süredir, siyah ve Latin kökenli çalışanlar gibi kırılgan toplulukları korumak amacıyla ABD'deki uzun soluklu Sivil Haklar Mücadelesi'nin ardından yürürlüğe giren Sivil Haklar Yasası'nı, yeterince beyaz (Kafkasyalı) çalışan istihdam etmeyerek ihlal etme riski taşıdığı konusunda birçok şirketi uyarıyor.